16 Ekim 2009 Cuma

Düşmenin Hüznü...

Ne ara sararmış
Şu güzelim dut ağacının yaprakları.
Daha az önceydi,
Hem de yeşilin en duygulu rengindeydi.
Ne ara ne ara…

Ya güllere ne demeli ?
Bak, alttaki tomurcuk tam patlamak üzereydi
Bıraksalar
Belki de açmasına bir kaç saat yetecekti.
 
Yazık oldu yazık…
Hem de çok yazık…
Saksıda olsalar alırdım içeri
Göz göre göre boynunu büktü gitti.

Şimdi beklemem gerekecek
Baharın yeniden gelmesini.

Yazın ardından gelse bir şey demeyeceğim,
Ama ortada geçecek koskoca odunsuz kış var,
Yalnızlığın üşüttüğü uzun geceler…

Bahar geldiğinde de
Hemen yeşillenmiyor ki ortalık canım.
Bir başına sevdasız baharı geçirmekte cabası.

Oturup bekleyeceğim dokuz ayın geçmesini.
Halbuki daha kolay değil mi ?
Üç ay geri gitmesi,
En güzel mevsimin bir senede
Dört kez demlenmesi,

Hem sevdam yok diye
Diğer mevsimlerin de kırmıyorum ya kalbini.
Tüm istediğim üç ay boyunca
Üç yeşil dut yaprağı
Bir de gonca gül.

Ne bir kuş, ne bir böcek, ne bir sevda…
Hepsi hepsi üç yeşil dut yaprağı,
Bir de gonca gül

Doğrusunu söylüyorum
Neyleyeyim gerisini…

ahmet haluk başaklar

8.11.2003
“kimse kabul etmese de koza ördüğünü kendine
Hepimizde yaşar küçük bir tırtıl kendini göstermese de…”
"Balık Tutan Şaşı Kedi Sokağı - Mavi"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder